Kayıtlar

eski bir dosta

ah sevgili dostum,

buna belki zayıflık, sevgi israfı diyenler olacak,
ama ben geçmişimde bıraktıklarımı, kırıldıklarımı, beni yerlebir edenleri hala sevmeye devam edebilirim. ediyorum da... seni sevmeye, hala en güzel gençlik anılarımın sahibi olduğuna inanmaya devam etmem gibi.... ben mesela biliyorum senden daha fazla güldüğüm biriyle karşılaşmayacağımı,
ama bazen sevdiğin, zaafın olan birinin yanında değil doğrunun yanında olmalısın.

ben birini seviyorsam başkalarının dediklerini umursamam, bana muamelesine de bakmam... bazen kendime olan muameleyi değerlendirememe hastalığım var belki de o yüzden...
senin başkalarına muamelen, başkalarına olan tavrın beni sana karşı tüketti


sen mi beni yoksa ben mi seni zehirliyordum bilinmez ama ikimizin dostluğu bir doğru oluşturmuyordu...

ikimizin dostluğu evrene iyilik katmıyordu


ben biliyorum senin bu haykırmaların sadece beni sevmenden, benim de susuşlarım sadece seni sevmemden...
ben seni hala çok iyi tanıyorum, bu yüzden beni çok özlediğin…
Hep su var icimde, anlatsam da anlamak istemeyecegi icin ananin me luzumu car... ben ve cevrem 24-25-26-27 yasindakiler, sene 2019, zor seyleri ayni bilinc zamanlarinda yasadigim sevgili henerasyonum,
Yasadigimiz seyler bizi o kadar sertlestirmisti, katilastirmisti ki sabah aksam masil yapar ederiz de hayal kurmayi birakiriz, aska inanmaktan vazgeceriz, korkusuzlasiriz, guclulesiriz, daha az aci cekeriz, daha az aglarz, daha az cinnet gecirirz derdinden ve tasasindan tas kesildik biz...

Ben demiyorum haksizlar, haksisiz.

Ben gecen kendimle gurur duydum kendimden, hic bi bok hissetmedigimden.
Ben ya, hissiz oldum, her seyle dalga gecen, hayal krmayan, yalnizliga inanan, tek basinaliga tapan birime donustum diye kendimden gurur duydum
En icimdeki kucuk kiz ise benim
Bu gurur duymama bile kizgin....

Hep su var bi de , anlatsam da anlamak istemeyecegi icin anlatmanin ne luzumu var, hepimiz artik bulusunca susuyoruz,  biribizimi kolayca silebiliyoruz, keskin sinirlari cekebiliyoruz, evimiz…
Simdi buraya bilincaltimda gizli gizli gunde bi kere de olsa dusundugumde yuzumu gulumseten, hayatima farkli bi nese katan hayalimi birakicam. İcimden bi ses hayatimin ilerleyen donemlerinde yasayacagim zorlu zamanlar yuzunden bu hayalimin olamayacagini fisildadi. Ve ben de onlari bir kenara biraktim.
Kucuklukten beri cocuklara hep cok ilgim oldu. Bu anac ruhluluktan degil, cocuk ruhlu olmamdan kaynakli. Meraklari, teklifsizce sevmeleri, opmeleri, bagirmalari, isyan etmeleri... kiskaniyorum hep onlari... Yaslari birbirine yakin bir oglan, bir kiz cocugum olsun isterdim hep. Sabahlari arabesk muzikle ve soguk suyla uynadirdigim, sevgilisi aldatinca ona Coldplay’da Strawberry Swing dinletip dansettirdigim iki adet suc ortagim olsun istedim. Yani hic genlerimi tasiyan, bana benzeyen cocuklar dusunmedim. Daha cok her daim ugrasacagim, eglenecegim, film izleyip, dalga gececegim iki kucuk insan. Zaten 17-18 sene sonra salacaktim dunyaya. Cebine parasini, gonlune sevgimi koyup git kesfet dun…
yaratıcının bana edeceği yardıma o kadar çok inanmak istiyorum ki evrendeki iyiliğe bundan adamak istiyotum kendimi. ben bile, şu aciz zerre kadar varlığımla ben bile bir insanın acı çekmesine katlanamıyorsam yaratıcım da ben üzülürken hemen yardımıma yetişir diye.... yetişsin diye... en derininden yüreğimi yakalasın diye
gönlüm çöktü kaldı yine
bir gece
bir tekrara hapsolmuş bu gece
binlerce kez nefesi çeken
daireler çizen bir sevginin etrafında
bir sevginin içindeyken göremediğin çöpçüler
aydınlıklar utansın
sona bakacağız sevgilim
sen sondasın
seni sona sığdırmamalıydım
seni sona koymamalıydım
sen benim kemalim, olmamalıydın
seni istememeliydim
seni hak etmeye çalışmamalıydım

neyi hak etmeye çalışmaya başladık
hani en heves, en tüysüz çağımızda göz bebeklerimize konan bir aydınlık vardı ya
unut onu ey güzel insan
o işte senin ölümün olacak.
beklediklerimiz gelmeyecek
asla
peki
o var mı
ben çok çaldım kapısını
haykırarak çaldım
yok değil.
bir eminlik bunda işte, yokluğu yok.

bizim anladığımız sınırlarda o yok
bizim dilimizin etrafında kimsecikler yok, biline
yapayalnızız, bu dil ile, bu kulak ile, bu göz ile
aramak boşunalığı
bulunmayacak olanı arayanın beyhudeliği, kibri
kaç kere yıktım seni içimde
kaç kere bir daha bir daha bir SEN yaptım
bir kere bir Tanrı yıkılırsa içinizde
bir daha yıkarsınız
so…
Yalnizken de sarki soyleyebiliyorsanO sarkinin her bir notasina basip yukselebiliyorsan goklereYeryuzunu kaplayan kara bulutlara ragmen inaniyorsan kiraz cekirdeklerineVe yalniz dansetmeyi ogrenmissenSonra actigin o sarki gecmisi delerek bir guzel aniya kancasini takar.O kancalar kanata kanata gelir avcunaZorGecmis hep huzunden sorumluHuzne bekci Gelecek her daim karanliga teslimAsili
Ve bir sarkiBir sarki degistirebilir goz pinarlarina sikismis gozyasinin ozgurlugune sebep olurTekBir Nota Butun bir zamansallikla sana bir an sunar
Dunya icin degil amaSenin icin guzel gunler gelecektirKalbinin ortasindan sizim sizim akan kandan nehirlere musade et!Karanlik insanlara aldanmaGidecekler

kime şiir yazılır, kime yazıyorum ben bu şiirleri, insana olmadığı kesin be kardeşim

şiir yazdım google'a. bir aşktan bahsediyorlar çoğu zaman. çoğu zaman bu aşk bir başka muhataba.
bazen karşı cinsine. bazen hemcinsine.
ben hiç bir insana şiir yazmadım. yazsam yazsam bir dosta.  dost ayrı. dost başka
ben hiç zamanımı ve mekanımı durdurup bir erkeğin cisminde donakalıp şiir yazmadım.
ama yazanlar gördüm.
velhasıl, bu bloga nadiren iki üç kişi düşüyor. düşmez. arada düşüyor. yalnızım burda ben.ama nereden düşüyorsanız geliyorsunuz bazen bu bloga. sağolun eksik olmayın. saçmalama krallığım burası kusuruma da bakmayın. ben değilim burdaki. gülerim ben. grçek hayatta fena gülücügillerdenim. Melankoli gece 12 gibi 15 dakika geliyor. o ara buraya bişeyler bırakıp gidiyorum. 
ama buraya arada düşen, yanlışlıkla düşen sevgili 00000000.1 lik kesim bu şiirler bir erkeğe değil. bunun için mesaj atma bana. gün olur şiir yazılacak bir erkeğe denk gelirim on saniye derin derin nefes alırım bırakırım, kalemi klavyeyi, tarçınlı cevizli kekimi yaparım. üstüne de fındık ezmesi süre…